Yükleniyor..

Emine Karahocagil Arslaner

İnşa yayınları

Web sitemizde, 10 kategori'de, 199 adet makaleye yazılmış, 29 yorum bulunmaktadır.

Evlere arkalarından girmek iyilik değildir (Bakara, 189)

Deniz Baykal’ın gayri meşru bir ilişkisini anlatan mahrem görüntülerin yayınlanmasıyla birlikte gündeme gelen „ahlak“ tartışmaları ülkemizdeki müzmin kavram karmaşasını yeniden su yüzeyine taşıdı. Baykal’ın evli bir kadınla ilişkiye girmesi miydi ahlaksızlık, yoksa asıl ahlaksızlık „bir insanın en mahrem mekanının, yatak odasının anahtar deliğine gizli kamera dayamak“ mıydı? Olayın kahramanlarının ideolojik aidiyetlerine ve ahlaksızlığı yapanların muhafazakar […]

Kral çıplak diyen çocuğu susturmayın!

Üç yıl önceydi. O zamanlar üç yaşında olan kızımı anaokulundan almış, eve gelmiştim. Arabadan inip el ele, evimize doğru ilerliyorduk ki arkamdan bir ses duydum. “Frau Arslaner!” diye seslenen kişi karşı komşum bayan Müller’di. Her zamanki güler yüzlülüğünü muhafaza ederken, yaşlı bedeninin izin verdiği ölçüde adımlarını hızlandırmaya çalışıyor, bana doğru yürüyordu. Onu yormamak için kızımı […]

Siirt’de insanlığın ırzına geçtiler

Siirt tabelasının önünde bekleyen Sulh ve ceza mahkemesinden bir yetkili içeri girmek isteyen gazetecileri durdurmak için parmağını dudaklarına götürüp “susun!” diyor. “Susun çünkü içerde insanlık uyuyor!”. “Uyansın o zaman!” diye sesini yükseltmeye kalkışanlara tecavüz mağduru kız çocuklarını işaret ederek, “onlar için iyi olmaz!” tehdidinde bulunuyor. “Bırakın uyusun insanlık, çünkü tecavüzcü tayfanın yeni kurbanlara, ataerkil hükümranlığın […]

Rahibe Clara mı, başörtülü Büşra mı?

O gün, kayıt yenileme işlemlerinde kuyruğa takılmamak için sabahın erken saatlerinde gitmiştim okula. Koridorları temizleyen bir hanım teyzenin „sen yeni mi başladın kızım?“ sorusunu gülümseyerek „hayır teyzecim, kaydımı yenileyecektim“ diye cevapladığım anı unutamam. Teyze gururla yüzüme baktı ve „aferim kızım!“ dedi. Kayıt işlemlerinin biraz daha geç başlayacağını aynı teyzeden öğrenince okula yakın alışveriş merkezinde vakit […]

Türk dizilerindeki kadın aleyhtarlığı

„Vaktiyle büyük bir devenin bir başı varmıs Başsız deve olmaz ya, masal … neyse” Tevfik Fikret Türk insanına“z” harfinden başlayarak alfabeyi öğretsek daha büyük bir başarı sağlarız, zira bizim kafamız ters çalışır. Örnek verelim; Dünyada; önce dinlenilir sonra konuşulur. Türkiye’de; önce konuşulur, sonra konuşulur, hep konuşulur… Dünyada; önce tanışılır sonra evlenilir. Türkiye’de; önce evlenilir sonra […]

Türk okulları çare değil!

Alman Şansölye Angela Merkel’in Türkiye ziyareti „Türk okulları“ konusunu yeniden gündeme getirdi. Başbakan Erdoğan’ın daha Merkel ülkeye gelmeden başlattığı salvolar Alman politikacılar tarafından ustaca bertaraf edildiler. Başbakanın tecrübeli bir siyasetçi olarak, Türk okulları(!) konusunu Türkiye’deki güncel açılım politikasına tahvil edebilmek için kullanmaya çalışmasını anlayabiliyoruz ancak takdir edemiyoruz. Erdoğan’ın 2008’de Kölnarena’da yaptığı konuşmasında sarfettiği yanlış kelimeler […]

Töre mi, bozuk zihniyet mi yoksa yanlış anlatılan din mi?

Türk televizyonlarının hiperaktif anchormanlarından Fatih Altaylı’nın Cübbeli’den sonraki yeni müslüman kahramanı Bayraktar Bayraklı hoca gerçekten çok renkli bir karakter… Geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı’nın konuğu olan, sevimli bir karadeniz şivesiyle konuşan Bayraktar hocayı ilk defa dinledim ve işte izlenimlerim… Önce, hanımlarını Allah’ın izni ile dövmek isteyen efendilerimizin hizmetindeki ulemanın, yıllardır “dayak”la ilgili fetvalarında tepe tepe kullandıkları […]

8 Mart ve Modern Kadın

Bugün 8 Mart dünya kadınlar günü. Kadının „doğurgan“, yani „üreten“ biyolojisine yabancı bazı bünyeler; sözde sosyalizmin, özde modernizmin etkisi altında kalarak ev kadınını tüketici sınıfına dahil ettikleri için, giriş cümlemizi ‚8 Mart dünya emekçi kadınlar günü’ şeklinde değiştirmemizi isteyeceklerdir. „Emekçi kadın kimdir?“ diye soracak olsak, alacağımız cevap da öteden beri aynıdır: üreten kadın. ‚Ev kadını […]

Konumuz İnfak (3)

Kapitalist hegemonyanın en ucuz taktiklerinden biri olan “eskisini getir, yenisini götür“ kampanyaları yerini, „yenisini getir, daha yenisini götür“ sloganına terketmişti ki, birden bire bu meşhur kurabiye canavarının tüketici kimliklerin vucud iklimlerini ara sıra hafif hafif dalgalandıran „yardımlaşma“ güdüsünü keşfettiğine şahit olduk. Hollanda’da bir halı mağazasının başlattığı kampanyanın reklam spotu aynen şöyle; „eskisini bağışla, yenisini götür“ […]

Nur suresinin nurundan erkekler de istifade etsinler

Kadın ve İslam temalı tartışmalarda peyderbey tekrarlanan bir cümle vardır; İslam kadınlara değer verir. Çok kullanıldığı için ucu körelen ve malzemeyi kesemeyen, sadece zedeleyebilen bir bıçak gibi, parçalayamıyor artık bu cümle kafalardaki şüpheleri… Ne zaman “kadına çok değer veririm“ diyen bir abimizi, amcamızı görsem, sofradaki lokmayı havaya kaldırıp “bak bu lokmaya çok değer veririm“ diyen […]

Toplam 20 sayfa, 8. sayfa gösteriliyor.« İlk...678910...20...Son »