Yükleniyor..

Emine Karahocagil Arslaner

İnşa yayınları

Web sitemizde, 10 kategori'de, 199 adet makaleye yazılmış, 29 yorum bulunmaktadır.

Konumuz İnfak (3)

Kapitalist hegemonyanın en ucuz taktiklerinden biri olan “eskisini getir, yenisini götür“ kampanyaları yerini, „yenisini getir, daha yenisini götür“ sloganına terketmişti ki, birden bire bu meşhur kurabiye canavarının tüketici kimliklerin vucud iklimlerini ara sıra hafif hafif dalgalandıran „yardımlaşma“ güdüsünü keşfettiğine şahit olduk. Hollanda’da bir halı mağazasının başlattığı kampanyanın reklam spotu aynen şöyle; „eskisini bağışla, yenisini götür“ […]

Konumuz İnfak (2)

Geçtiğimiz günlerde gazetelerde tuhaf bir haber göze çarpıyordu. „Trabzon belediyesi camileri gül suyuyla yıkıyor“ başlıklı bir haber… Habere göre, mezkur belediye cuma günleri şehirde bulunan bütün camileri gül sularıyla yıkamakla yetinmiyor, bir de kent genelinde bütün sokakları da dezenfektan su ile bilumum mikroplardan arındırıyormuş. Bu obsessiv belediye teşkilatının ulvi gayesi ise Trabzon’u Türkiye’nin en temiz […]

Konumuz “İnfak” (1)

Yıllar önceydi. Aklımın kıpırdamaya başladığı yıllar… Kafalarını omuzlarının üzerinde taşıyan insanlar arasında, bütün bedenini kafasının üzerinde taşıyan mahluklardan biri olmaya aday olduğum yıllar… Kışkırtıcı sorularla boğuşuyorum henüz. Cevaplarını merak ettiğim ancak yanlış yerlerde aradığım sorularla… Mütedeyyin, mütesettir ve müreffeh bir hanım ablamız, göğsünü kabarta kabarta, evine gelen temizlikçi kadına yaptığı yardımlardan bahsediyordu. Adrenali gösteren bir […]

Adnan Oktarın Yanlışları ve Evrim sendromu

Evrim Teorisi, Darwinizm veya İslam gibi konularda yeterince bilgi sahibi olamayışımızı veya yanlış bilgilerle doldurulmuş olmamızı anlıyorum lakin, şu internet çağında asgari bir “fikir tartışmalarında usul” meselesine vakıf olamayışımızı anlayamıyorum. Diyebilirim ki, son iki gün içinde hayatımın en muhteşem, en güzide, en eşsiz ve benzersiz e-maillerini aldım. Adnan Hoca cemaatinin internet alemindeki gücü malumumdu ama […]

Evrim, Darwin vesaire…

İmam-ı Azam Ebu Hanife, bu kadar ilmi nasıl edindiği sorulduğunda, „bilmiyorum demekten utanmayarak“ diye cevap vermiş. „Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp“ desturunun canlı bir örneği gibi yaşayan büyük muallim; bilmiyorum, belkide yanlışlığından en şüphe etmediğimiz şey, en yanlış olan şeydir“ diye seslenirken hayatının bir kıyısından, „Cehl ile iftiharı pek severim“ diye gülümser Şair-i Azam Hamid „Bir […]

İslam ve Evrim

Nüktedan bir dostumun söylediği bir cümle sık sık çınlıyor kulağımda; Türkiye’de iki mesele hakkında ne yazarsan yaz, satar; cinsellik ve dinsellik… Belki de sırf bu yüzden, Türk televizyonlarında tatil sezonlarında yaşanan müzmin durgunluğun panzehiri genellikle din adamlarında aranır. Eskiden Zekeriya Beyaz, İsmail Nacar gibi isimlerle zaman kazanılırdı. İnsanlar hep aynı yüzleri görmekten, aynı sözleri duymaktan […]

Süslenmek kadının doğasında vardır!

 “Aşırı rasyonalizme“ karşı bir tenkid olarak sunulan “Kahramanlar nazariyesi“nin vatanı Almanya’dır. “İlhama mazhar kişiler doktirini”nin babası Fichte büyük bir dehadır ve “hakikat”in kabukta değil çekirdekte saklandığını söyleyerek devrim yapmıştır. Kainatta herşey bir görüntüdür, surettir… “İlahi ruh” ise bütün bu görüntülerin arkasında gizlidir. Kahramanlar, peygamberler görüntülerin derununda bulunan “ilahi ruh”u görmek ve göstermek üzere gönderilirler evrene… […]

Başörtüsü İslamın Sembolüdür Diyenlere!

„iffet! yuvarlak ve kıvrak bedenlere yuva yapan ürkek serçe ev içlerinde kollanan, kollandıkca namuslanan hanım hatun kızların burunlarına çekilen peçe“ Emine Karahocagil Arslaner Hiristiyanlık Sezar`ın emrine verildikten sonra Avrupa orta çağın karanlıklarına gömüldü. Bu din, alt tabakadan insanların; adalete, hürriyete, eşitliğe susamış insanların sesiydi. Halkı uyuşturmak, ayaklanmaları önlemek ve imtiyazları meşrulaştırmak için Tanrı`ya yalanlar söylettiler. […]

Alman Oryantalistlerin Kur’an Çalışmaları

1972 yılında Yemen’in San’a şehrinde bulunan tarihi Ulu Camii’nin restorasyon çalışmaları sırasında işçiler tavanla çatı arasında kalan bir bölümde eski kağıt parşömenlere rastlarlar. Büyük bir ihtimalle kutsal kelama duydukları saygıdan ötürü insanlar eski Kur-an parçalarını atmak ya da yakmak yerine toparlayarak Camii’nin çatısında bir yerde saklamayı tercih etmişlerdir. Kıvrılarak koyuldukları için kısmen buruşmuş dağılmış parşömenlerin […]

Toplam 3 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.123